Özellikle stresten gelen gece uykularında ya da bazen gün içinde farkında olmadan dişlerinizi sıkıyorsanız, burada sizinle aynı fikirdeyiz. Tıbbi dili bu duruma “bruksizm” diyor. Çene eklemi ve boyun kaslarını içeren bu alışkanlık, sadece diş hekimliğinin değil, aynı zamanda fizyoterapinin de ilgisini çeken bir kavramdır. Çünkü diş sıkma, çene eklemi (temporomandibular eklem – TME) ve çevresindeki kaslar arasında karmaşık etkileşimler yaratır.
Bu blog yazısında, diş sıkmanın, diş eti yetersizliğinin çene, boyun, omuz ve postür üzerindeki etkilerini, bunun ruhsat (referral) yönetimi ile fizyoterapinin bu konuda nasıl yardımcı olabileceğini inceleyeceğiz.
Diş sıkma eylemi, çene kaslarının (masseter ve temporal kaslar) çiğneme kuvvetinin 20 katı kadar büyük bir basınç oluşturmasına neden olur. Bu büyük kuvvet, çene eklemi ve çevresindeki kasları etkiler. Bu durum, gerilim tipi baş ağrılarına kadar uzanan boyun ve sırtta hissedilen gerginlik zincirine yol açabilir.
Çene kasları, boyun ve omuz kasları ile anatomik olarak bağlantılıdır. Çene kaslarının kasılması, boyun ve omuz kaslarının da kasılmasına neden olur. Çene kaslarındaki sürekli kasılma, boynun ön ve yan kaslarını (sternokleidomastoid ve skalen kaslar) etkileyebilir. Bu durum, boyun hareket açıklığında azalma ve kas sertliğine yol açabilir.
Şakak bölgesinde bulunan temporal kasın aşırı kasılması, başın ön kısmına yayılan baş ağrılarına yol açabilir. Bu, sabahları hissedilen donuk ve sıkıcı baş ağrıları olarak kendini gösterebilir.
Çene ve boyun kaslarının kronik gerginliği, başın sürekli olarak öne kaymasına (forward head posture) yol açabilir. Bu da omuzların ön yuvarlanmasına ve sırtın kamburlaşmasına yol açabilir.
* Boyun ve omuz ağrısı
* Çene ekleminde ses (klik, çıtırtı) veya kısıtlı hareket
* Sabah sertliği ve yorgunluk hissi
* Baş ağrısı veya kulak çınlaması
Yukarıdaki semptomlar sıklıkla birlikte görülür ve genellikle birbirini tetikleyebilir.
Diş sıkma alışkanlığının yönetimi, genellikle diş hekimliği ve fizyoterapinin paralel çalışmasını gerektirir. Fizyoterapinin hedefleri çene-boyun kaslarında kas gevşemesini, postür düzeltmeyi ve farkındalığı artırmayı içerebilir.
Nazik yumuşak doku teknikleriyle gergin çene ve boyun kaslarındaki kas gevşemesini sağlamak için profesyonel fizyoterapistler, el tekniklerini (manual therapy) kullanabilir. Bu, ağrı eşiğini düşürmeden kas gevşemesini destekleyebilir.
Bruksizmin bir başka yaygın tetikleyicisi olan yanlış duruşun düzeltilmesi, çene üzerindeki yükü azaltabilir.
Ekran hizası göz seviyesinde olmalıdır.
Telefon uzun süre çene hizasının altında tutulmamalıdır.
Uzun süreli oturmalarda boyun egzersizleri yapılmalıdır.
Diş sıkma çoğu zaman farkında olmadan bir alışkanlıktır. Gün içinde çenenin sıkılıp sıkılmadığını fark etmek, kas gevşemesini sağlayan farkındalık refleksini oluşturur. Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri, gün boyu stres seviyelerinizi düşürmekle kalmayıp gece boyu bruksizminizi de azaltabilir.
* Sert yiyecekleri ve uzun süre sakız çiğnemeyi sınırlayın.
* Çene ve boyun bölgesine sıcak uygulama, kas gevşemesine yardımcı olabilir.
* Uyku öncesi gevşeme egzersizleri yapın.
* Gündüz diş sıkma farkındalığı kazanın; çeneniz kapalıyken dişlerin birbirine temas etmediğinden emin olun.
Diş sıkma yalnızca dişleri değil, çene, boyun ve omuz kaslarını da etkileyen bir durumdur. Fizyoterapi desteğiyle kas gerginliği azaltılabilir, postür dengesi geliştirilebilir ve farkındalık artırılabilir. Düzenli egzersiz ve doğru duruş alışkanlıkları hem ağrının hem de bruksizmin etkilerinin azalmasına katkı sağlar. Unutmayın küçük değişiklikler bile büyük fark yaratabilir.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.