Sabah uyandığınızda kolunuzu başınızın altına koymak gibi yıllardır düşünmeden yaptığınız en basit hareketin, bir anda imkansız hale geldiğini fark ettiniz mi? Ya da süpermarkette üst raftaki bir ürüne uzanırken omzunuzdan kolunuza yayılan o keskin, elektrik çarpmasına benzer acıyla irkildiniz mi? Kadınlar için sütyen kopçasını kapatmak, erkekler için ceket giymek veya arka cepten cüzdan almak gibi günlük rutinler, donuk omuz hastaları için her gün yeniden yaşanması gereken birer mücadeleye dönüşür. Tıp literatüründe “Adheziv Kapsülit” olarak bilinen donuk omuz sendromu, sadece bir ağrı problemi değil, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren mekanik bir “kilitlenme” durumudur. Hastalar genellikle bu durumu “sanki omzumun içinde kurumuş bir beton var ve kolumu yukarı kaldırmama izin vermiyor” şeklinde tarif ederler.
Bu kısıtlılık hali, kişiyi hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratır. Çoğu hasta, “zamanla geçer” diyerek aylarca, hatta yıllarca bekler. Ancak donuk omuz, kendi haline bırakıldığında iyileşme süreci 2 ila 3 yılı bulabilen, son derece inatçı bir rahatsızlıktır. Peki, bu süreyi kısaltmak, o kilidi kırmadan, dökmeden, nazikçe açmak mümkün müdür? Bu yazımızda, omuz ekleminin neden donduğunu, zorlamanın neden işe yaramadığını ve manuel terapinin kilitli kapıları açan o hassas anahtar rolünü derinlemesine inceleyeceğiz.
Omuz eklemi, vücudun en hareketli eklemidir. Bu hareketliliği sağlayan ve kemikleri bir arada tutan, elastik bir kılıf vardır; buna “eklem kapsülü” denir. Sağlıklı bir omuzda bu kapsül, tıpkı akordeonun körüğü gibi kolunuzu kaldırdığınızda esner ve açılır. Ancak donuk omuz sendromunda, bilinmeyen bir nedenle veya bir travma sonrası bu kapsül iltihaplanır (enflamasyon).
Vücut, iltihaplı bölgeyi korumak için kapsülü kalınlaştırır ve yapıştırır. Zamanla o elastik, geniş kapsül büzüşür, sertleşir ve hacmi daralır. Normalde 15-20 ml sıvı alabilen eklem kapsülü, donuk omuzda 5 ml sıvı bile alamaz hale gelir. Yani kolunuzu kaldıramamanızın sebebi kaslarınızın güçsüzlüğü değil, eklem kapsülünün fiziksel olarak kısalması ve kemiğin hareketine izin vermemesidir. Bu, size bir beden küçük gelen gömlekle kollarınızı kaldırmaya çalışmanıza benzer; kumaş (kapsül) izin vermez.
Donuk omuz tedavisinde yapılan en büyük hata, “ağrı olsa da zorla kaldır” mantığıdır. Kapsül iltihaplı ve gerginken kolu zorla yukarı itmek, omuz içinde mikroskobik yırtıklara ve kanamalara neden olur. Bu durum, vücudun “saldırı altındayım” mesajı almasına ve koruma mekanizması olarak kasları daha da kasmasına (spazm) yol açar. Sonuç; daha fazla ağrı, daha fazla ödem ve daha fazla kısıtlılıktır.
İyileşme, dokuyla savaşarak değil, dokunun dilinden anlayarak sağlanır. Kilitli bir kapıyı omuz atarak kırmaya çalışmak yerine, doğru anahtarı bulup nazikçe çevirmek gerekir. İşte o anahtar “Manuel Terapi”dir.
Hareket kısıtlılığını açmanın en bilimsel ve en etkili yolu, eklem biyomekaniğine uygun yapılan manuel mobilizasyon teknikleridir. Bu işlem, hastanın kolunu zorla yukarı kaldırmak değildir. Uzman fizyoterapist, elleriyle omuz eklemini kavrar ve eklem yüzeylerini birbirinden nazikçe uzaklaştırarak “kayma” hareketleri yaptırır.
Eklem kapsülü, sadece kolu kaldırırken gerilmez; eklemin içinde milimetrik kayma hareketleri sırasında da esner. Manuel terapi ile yapılan bu kaydırma (gliding) ve ayırma (distraksiyon) manevraları, büzüşmüş kapsülü yavaş yavaş, hastanın canını yakmadan açar. Kapsül esnedikçe, eklem içindeki sıvı dolaşımı artar, yapışıklıklar çözülür ve kolun hareket açısı her seansta derece derece artar.
Donuk omuz gibi hassas, ağrılı ve sabır gerektiren bir tabloda, uygulayıcının tecrübesi tedavinin kaderini belirler. Yanlış bir zorlama aylarca sürecek ağrı ataklarını tetikleyebilir. Bu alanda Türkiye’nin en yetkin, donanımlı ve vizyoner isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, donuk omuz rehabilitasyonundaki “ağrısız ve hızlı çözüm” yaklaşımıyla tanınmaktadır.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümündeki parlak öğrencilik yıllarını (2000-2005) lisans eğitimi boyunca aldığı birçok akademik başarı ödülü ile taçlandıran Zafer Aksungur, mesleğe çok sağlam bir temel ile başlamıştır. 2006 yılından bu yana aktif olarak ortopedik manuel terapi alanında çalışmakta olup, binlerce donuk omuz vakasında o kilitli eklemleri açmayı başarmıştır.
Ancak onu bu alanda bir referans noktası haline getiren asıl unsur, vizyonunu uluslararası arenaya taşımasıdır. Zafer Aksungur, 2010 – 2016 yılları arasında ABD New York’ta bulunan ve manuel terapinin dünyadaki en saygın merkezlerinden biri olan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Sadece bir kursiyer olmakla kalmayıp, bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak, hem yurt içinde hem yurt dışında birçok meslektaşına hocalık yapmıştır. 2015 yılından beri uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun ellerinin ne kadar hassas ve bilgili olduğunun kanıtıdır.
Zafer Aksungur, donuk omuz hastasına yaklaşırken sadece omuza odaklanmaz. Çünkü omuz eklemi, kürek kemiği (skapula), boyun omurları ve sırt omurları (torakal bölge) ile bir bütündür. Eğer sırtınız kambursa veya boynunuzda kilitlenme varsa, omuz ekleminiz asla tam olarak açılamaz.
2020 yılı içinde mentoru Ezdeşir Kemali ile beraber hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” adlı çalışma, bu zincirleme ilişkinin önemini vurgular. Bu birikimin üzerine, 2021 yılında kendi geliştirdiği “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) yöntemini inşa etmiştir. Zafer Aksungur’un özellikle vurguladığı gibi; “Bu bir konsept kursu değil, bir yöntem kursudur.”
Torakal Mobilizasyon: Önce omuz kuşağının oturduğu sırt omurları gevşetilir. Sırt açılmadan omuz açılmaz.
Skapular Serbestleştirme: Omuz hareketinin 3’te 1’ini sağlayan kürek kemiği, yapışıklıklardan kurtarılarak hareketlendirilir.
Glenohumeral Mobilizasyon: Asıl donuk olan omuz eklem kapsülü, Mulligan ve Maitland gibi özel konseptlerin teknikleriyle, ağrı sınırında (ağrı oluşturmadan) esnetilir.
Nöral Mobilizasyon: Omuz ağrısı nedeniyle hassaslaşan sinir dokusu rahatlatılır.
Zafer Aksungur’un kliniğinde donuk omuz tedavisi, hastanın evresine (donma, donuk veya çözülme) göre planlanır. İlk hedef her zaman gece ağrısını kesmektir. Ardından hareket açıklığını artırmaya yönelik manuel teknikler uygulanır. Hasta, her seanstan sonra kolunun biraz daha yukarı kalktığını, sırtına daha rahat uzandığını fark eder.
Evde yapılacak egzersizler de tedavinin bir parçasıdır. Ancak bu egzersizler, internetten rastgele bulunan zorlayıcı hareketler değil, “Spine Approach” prensiplerine uygun, kapsülü nazikçe açan özel hareketlerdir.
Donuk omuz, sabır gerektiren bir süreçtir ancak “bekleyelim de geçsin” denilecek bir durum değildir. Beklemek, kas erimesine ve kireçlenmeye yol açabilir. Kilitli kapıları açmak için doğru anahtara ve o anahtarı çevirecek usta bir ele ihtiyacınız vardır.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve hastayı bir bütün olarak ele alan insancıl yaklaşımı, omuzlarınızdaki o ağır yükü kaldırmak ve hareket özgürlüğünüzü geri kazandırmak için en güvenilir yoldur. Kolunuzu hayatın akışına yeniden dahil etmek için, uzman desteğiyle harekete geçin. Unutmayın, hareket hayattır ve omuzlarınız hayatı kucaklamak içindir.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.