Bir sabah uyandığınızda belinizde keskin bir sızı hissettiniz. Belki eğilip ayakkabınızı bağlarken “kırt” diye bir ses duydunuz ve olduğunuz yerde kaldınız. Ya da belki de uzun süredir var olan o hafif bel ağrısı, artık kalçanızdan bacağınıza doğru inen, sanki damar çekiliyormuş gibi hissettiren dayanılmaz bir ızdıraba dönüştü. Toplumda neredeyse her on kişiden sekizinin hayatının bir döneminde tanıştığı bu davetsiz misafir, çoğumuzun korkulu rüyası olan “Bel Fıtığı”dır. İnsanlar genellikle “fıtık” kelimesini duyduklarında zihinlerinde hemen ameliyat masasını, felç kalma korkusunu veya ömür boyu sürecek kısıtlamaları canlandırırlar. Oysa gerçek tıbbi tablo bu şehir efsanelerinden çok uzaktır. Bel fıtığı, doğru tanındığında, evreleri bilindiğinde ve en önemlisi doğru ellerde tedavi edildiğinde korkulacak bir hastalık değil, yönetilebilir mekanik bir sorundur.
Bel fıtığını anlamak için önce omurganın mühendislik harikası yapısına bakmak gerekir. Omurgamız, bizi dik tutan, hareket etmemizi sağlayan ve omuriliği koruyan, üst üste dizilmiş kemiklerden (omurlar) oluşur. Ancak bu kemikler birbirine doğrudan temas etmez. Aralarında, darbeleri emen, hareketi kolaylaştıran ve bir nevi araba amortisörü görevi gören “disk” adı verilen yastıkçıklar bulunur. Bu disklerin dış kısmı sert bir kılıftan (Anulus Fibrozus), iç kısmı ise jöle kıvamında yumuşak bir sıvıdan (Nukleus Pulposus) oluşur.
Bel fıtığı (Lomber Disk Hernisi), çeşitli nedenlerle diskin dış kılıfının yırtılması ve içindeki jöle kıvamındaki sıvının dışarı taşarak omurilikten çıkan sinirlere baskı yapması durumudur. İşte o “bacağıma elektrik çarpıyor” hissinin sebebi, dışarı taşan bu sıvının bacağa giden sinire dokunmasıdır.
“Ben ağır kaldırmadım ki, neden fıtık oldum?” sorusunu sıkça duyarız. Ancak fıtık, sadece ağır kaldırmakla oluşmaz. Hatta çoğu zaman fıtık, anlık bir olaydan ziyade, yıllar süren mikro travmaların birikimidir. Hareketsiz yaşam, masa başında saatlerce kötü pozisyonda oturmak, aşırı kilo, sigara kullanımı (disklerin beslenmesini bozar), genetik yatkınlık ve zayıf bel kasları, diskin zamanla suyunu kaybedip kurumasına ve çatlamasına neden olur. Son yapılan ters bir hareket ise sadece bardağı taşıran son damladır.
MR raporunuzda “fıtık” yazması, hemen paniklemenizi gerektirmez. Çünkü fıtığın da dereceleri vardır ve tedavi planı bu evreye göre şekillenir.
Bulging (Taşma): Bu başlangıç evresidir. Disk henüz yırtılmamış, sadece sınırlarını zorlayarak hafifçe taşmıştır. Genellikle sadece bel ağrısı yapar.
Protrüzyon (İlerleme): Disk biraz daha dışarı itilmiştir ama hala bütünlüğü bozulmamıştır. Sinir köküne hafif baskı yapabilir.
Ekstrüzyon (Patlama): Halk arasında “fıtığım patladı” denilen evredir. Diskin dış kılıfı yırtılır ve içindeki sıvı omurilik kanalına akar. Şiddetli bacak ağrısı bu evrede görülür.
Sekestrasyon (Parçalanma): Dışarı akan sıvının diskten kopup kanal içinde serbestçe dolaşmasıdır. Ciddi bir tablodur.
Bel fıtığı her zaman kendini bel ağrısı ile göstermez. Hatta bazen hastanın beli hiç ağrımazken, bacağında dayanılmaz ağrılar olabilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
Siyatik Ağrısı: Kalçadan başlayıp uyluğun arkasından topuğa kadar inen çekme, yanma veya elektrik çarpması hissi.
Uyuşma ve Karıncalanma: Sinirin sıkıştığı seviyeye göre bacakta veya ayak parmaklarında his kaybı.
Güç Kaybı: İleri evrelerde, ayağı kendine çekememe veya parmak ucuna yükselememe gibi motor kayıplar.
Refleks Kayıpları: Diz veya topuk reflekslerinde azalma.
İdrar Kaçırma: (Çok nadir ve acil durumdur) Sinirlerin tamamen sıkışması sonucu tuvalet kontrolünün kaybı.
İşte en kritik soru. Cevap: Hayır. Bel fıtığı vakalarının %95’ten fazlası ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebilir. Ameliyat, sadece ilerleyici güç kaybı, idrar kaçırma gibi “kırmızı bayrak” durumlarında veya aylarca süren iyi bir fizik tedaviye rağmen geçmeyen ağrılarda düşünülmelidir.
Mekanik bir sorunu (diskin kayması) kimyasal bir ilaçla (ağrı kesici) kalıcı olarak çözmek mümkün değildir. Sorunun kaynağı mekanikse, çözümü de mekanik olmalıdır. İşte burada “Manuel Terapi” ve uzman fizyoterapist desteği devreye girer.
Bel fıtığı tedavisinde, omurgaya yapılacak müdahalenin hassasiyeti nedeniyle, terapistin uzmanlığı ve tecrübesi hayati önem taşır. Yanlış yapılan bir manipülasyon durumu kötüleştirebilirken, ehil ellerde yapılan tedavi mucizeler yaratabilir. Bu alanda Türkiye’nin en donanımlı ve vizyoner isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, bel fıtığı hastalarına uyguladığı bütüncül ve bilimsel yaklaşımla tanınmaktadır.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden mezun olduğu 2005 yılından bu yana, akademik başarılarını klinik tecrübesiyle harmanlayan Aksungur, 2006 yılından beri aktif olarak danışan kabul etmektedir. Onu diğerlerinden ayıran en önemli özellik, yerel eğitimlerle yetinmeyip küresel bir vizyon kazanmış olmasıdır. 2010-2016 yılları arasında ABD New York’taki dünyaca ünlü “Hands on Seminars” merkezinde ileri düzey manuel terapi eğitimlerini tamamlamış ve bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak bilgi birikimini uluslararası arenada kanıtlamıştır.
Zafer Aksungur, bel fıtığına sadece “iki kemik arasındaki sorun” olarak bakmaz. 2020 yılında mentoru Ezdeşir Kemali ile hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” ve 2021 yılında kendi geliştirdiği “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) konsepti, onun tedavi felsefesini oluşturur.
Bel fıtığı teşhisi aldığınızda dünyanızın kararmasına izin vermeyin. Bel fıtığı, doğru yönetildiğinde vücudun kendini iyileştirme potansiyeli (rezorpsiyon) olan bir durumdur. Önemli olan, ağrıyı sadece baskılamak değil, mekanik sorunu çözmektir.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve hastayı merkeze alan bütüncül yaklaşımı, belinizdeki yükü hafifletmek ve sizi tekrar özgürce hareket ettiğiniz günlere döndürmek için en güvenilir desteği sunmaktadır. Sağlığınız, şansa bırakılmayacak kadar değerlidir. Doğru ellerde, ameliyatsız ve kalıcı iyileşme mümkündür. Ağrılarınızın esiri olmayın, uzman desteğiyle hareketin özgürlüğüne kavuşun.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.