Belinizdeki o inatçı ağrı nedeniyle doktora gittiniz, o soğuk MR cihazına girdiniz ve elinize tutuşturulan raporda “Lomber Disk Hernisi” yani bel fıtığı yazdığını gördünüz. O an zihninizde dönüp duran korkulu senaryoları tahmin etmek hiç de zor değil. Çoğu insan bu teşhisi duyduğu anda kendini ameliyat masasında hayal eder, felç kalma korkusu yaşar ya da hayatının geri kalanını kısıtlanmış bir şekilde geçireceğini düşünür. “Acaba hemen ameliyat olmalı mıyım?”, “Ameliyat olmazsam felç kalır mıyım?”, “Fizik tedavi işe yarar mı?” soruları beyninizi kemirir durur. Ancak derin bir nefes alın ve sakinleşin. Çünkü duyduğunuz o korkutucu şehir efsanelerinin aksine, bel fıtığı teşhisi konulan hastaların çok büyük bir kısmı, yani yaklaşık %95 ila %98’i ameliyata gerek duymadan, doğru tedavi yöntemleriyle sağlığına kavuşabilmektedir.
Bel fıtığını anlamak için omurganın mekaniğini bilmek gerekir. Omurgamız, üst üste dizilmiş kemiklerden ve bu kemiklerin arasında yastık görevi gören, darbeleri emen disklerden oluşur. Bu disklerin dışı sert bir kılıf, içi ise jöle kıvamında bir sıvı ile doludur. Bel fıtığı, bu diskin dış kılıfının yırtılması ve içindeki sıvının dışarı taşarak bacağa giden sinirlere baskı yapması durumudur.
Korkunun temel sebebi, bu baskının yarattığı şiddetli ağrı ve uyuşmadır. Ancak unutulmamalıdır ki, vücudumuz muazzam bir kendini onarma (rezorpsiyon) yeteneğine sahiptir. Eğer o disk üzerindeki mekanik baskıyı kaldırırsanız, vücut dışarı taşan o fıtık parçasını zamanla küçültebilir ve yok edebilir. Ameliyat ise o parçayı kesip almaktır; ancak bu işlem omurganın statiğini bozar ve ileride nüks etme riskini veya “başarısız bel cerrahisi sendromunu” beraberinde getirebilir.
Ameliyat düşmanı değiliz, ancak gereksiz cerrahiye karşıyız. Tıbbi olarak ameliyatın “acil ve zorunlu” olduğu durumlar (Kırmızı Bayraklar) bellidir ve oldukça nadirdir: İdrar ve Büyük Abdesti Tutamama: Sinirlerin tamamen sıkışması sonucu sfinkter kontrolünün kaybolması. İlerleyici Kas Gücü Kaybı: Ayak bileğini yukarı çekememe (düşük ayak) gibi kas gücünde gün geçtikçe artan bir kayıp varsa. Cauda Equina Sendromu: Bacak aralarında, eyer bölgesinde his kaybı.
Eğer bu belirtiler yoksa, sadece “ağrınız çok şiddetli” diye veya MR görüntüsü “kötü görünüyor” diye hemen ameliyat olmanız gerekmez. Ağrı bir alarmdır ve mekanik sorun çözüldüğünde susar.
Bel fıtığı mekanik bir sorundur; yani bir dokunun yer değiştirmesi ve sıkışmasıdır. Mekanik bir sorunu, kimyasal bir yöntemle (ağrı kesici ilaçlar, iğneler) kalıcı olarak çözemezsiniz. İlaç sadece beynin ağrıyı duymasını engeller, fıtığı yerine sokmaz. Çözüm, yine mekanik bir müdahalede, yani “Manuel Terapi”dedir.
Manuel terapi, uzman fizyoterapistin elleriyle uyguladığı özel tekniklerle sıkışmış omurların arasını açması, disk üzerindeki basıncı azaltması ve siniri rahatlatması işlemidir.
Bel fıtığı gibi hassas bir konuda, omurganızı emanet edeceğiniz kişinin uzmanlığı ve tecrübesi, iyileşme sürecinin en kritik faktörüdür. Yanlış bir müdahale durumu kötüleştirebilirken, ehil ellerde yapılan doğru bir tedavi sizi bıçak altına yatmaktan kurtarabilir. Bu alanda Türkiye’nin en yetkin ve donanımlı isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, ameliyatsız bel fıtığı tedavisindeki başarısıyla tanınmaktadır.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümündeki parlak öğrencilik yıllarını (2000-2005) birçok akademik başarı ödülü ile taçlandıran Zafer Aksungur, mesleğe adım attığı 2006 yılından bu yana aktif olarak omurga sağlığı alanında binlerce hastaya şifa olmuştur. Ancak onu standart bir terapistten ayıran, vizyonunu uluslararası arenaya taşımasıdır.
Zafer Aksungur, 2010-2016 yılları arasında ABD New York’ta bulunan ve manuel terapinin dünyadaki en saygın merkezlerinden biri olan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Sadece öğrenci olmakla kalmayıp, bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak, bilgisini ve tecrübesini dünya standartlarına taşımıştır. 2015 yılından beri uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun konusuna ne kadar hakim olduğunun en büyük kanıtıdır.
Zafer Aksungur, bel fıtığına yaklaşırken sadece fıtıklaşmış diske odaklanmaz. “Neden o disk fıtıklaştı?” sorusunun cevabını arar. Çünkü fıtık bir sebep değil, bir sonuçtur. Asıl sebep genellikle omurganın dengesini kaybetmesi, yani “instabilite”dir.
2020 yılında mentoru Ezdeşir Kemali ile beraber hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” çalışması, bu bakış açısının temelini oluşturur. Bu birikimin üzerine, 2021 yılında kendi geliştirdiği “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) yöntemini inşa etmiştir. Aksungur’un özellikle vurguladığı gibi; bu bir konsept değil, sorunun köküne inen bir yöntemdir. Yedi modül ve on yedi günden oluşan bu kapsamlı sistem, omurganın ortopedik patolojilerine yönelik en etkili teknikleri içerir.
Zafer Aksungur’un kliniğinde bel fıtığı tedavisi, kişiye özel planlanır ve şu aşamalardan oluşur:
Detaylı Analiz: Fıtığın seviyesi, sinir basısının derecesi ve omurganın genel dengesi (postür) değerlendirilir.
Manuel Terapi ve Traksiyon: Omurlar arası mesafe özel manevralarla açılır. Bu işlem disk içinde negatif basınç yaratarak fıtığın geri çekilmesini teşvik eder.
Sinir Mobilizasyonu: Sıkışan siyatik sinirin doku içinde rahatça kayması sağlanır, bu da bacak ağrısını ve uyuşmayı azaltır.
Stabilizasyon: Ağrı geçtikten sonra, belin tekrar fıtıklaşmaması için omurgayı koruyan derin kaslar (Core kasları) güçlendirilir. Zafer Aksungur, hastalarına kendi geliştirdiği yöntemle “doğal korse” oluşturmayı öğretir.
Bel fıtığı teşhisi bir son değil, vücudunuzun size “bir şeyler yanlış gidiyor, düzelt” uyarısıdır. Ameliyat, geri dönüşü olmayan bir yoldur ve riskleri vardır. Oysa manuel terapi, vücudun doğal yapısını koruyarak iyileşmeyi sağlayan güvenli bir limandır.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve hastayı bir bütün olarak ele alan yaklaşımı, sizi ameliyat masasından döndürebilecek en güçlü alternatiftir. Sağlığınız için acele etmeyin, korkularınıza teslim olmayın ve uzman desteğiyle ameliyatsız iyileşme şansınızı değerlendirin. Unutmayın, en iyi tedavi, dokularınıza en az zarar veren tedavidir.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.