Sabah uyandığınızda boynunuzu çevirmekte zorlandığınız, bilgisayar başında çalışırken ensenizden omuzlarınıza yayılan o ağır yükü hissettiğiniz anları düşünün. Günümüz modern yaşamının kaçınılmaz bir parçası haline gelen bu durum, neredeyse herkesin zaman zaman yaşadığı bir şikayettir. Ancak boyun bölgesindeki her ağrı, insanın aklına o korkutucu soruyu getirir: “Acaba boyun fıtığı mı oldum?” İnternette yapılan kısa bir araştırma, genellikle en kötü senaryoları karşımıza çıkarır ve basit bir kas tutulması bile gözümüzde ameliyatlık bir fıtık gibi büyür. Oysa boyun ağrısı ile boyun fıtığı, her ne kadar aynı bölgede hissedilse de, oluşum mekanizmaları, belirtileri ve riskleri açısından birbirinden oldukça farklı iki durumdur. Bu farkı bilmek, hem gereksiz panik yapmanızı önler hem de doğru tedaviye daha hızlı ulaşmanızı sağlar.
Bu yazımızda, basit mekanik boyun ağrıları ile sinir kökü basısı yapan boyun fıtığını nasıl ayırt edebileceğinizi, vücudunuzun size verdiği sinyalleri nasıl okumanız gerektiğini ve her iki durumda da manuel terapinin sunduğu çözüm yollarını detaylıca inceleyeceğiz.
Toplumda görülen boyun ağrılarının çok büyük bir kısmı, tıbbi adıyla “mekanik boyun ağrısı” grubuna girer. Bu durum, omurganın yapısından ziyade, omurgayı tutan kasların ve bağların zorlanmasıyla ilgilidir. Kötü duruş (postür), uzun süre telefona bakmak (text-neck sendromu), yanlış yastık seçimi, klima çarpması veya yoğun stres, boyun kaslarının (özellikle Trapezius ve Levator Scapulae) aşırı kasılmasına neden olur.
Mekanik ağrının en belirgin özelliği, ağrının “lokal” olmasıdır. Yani ağrı genellikle boyun, ense kökü ve omuzların üst kısmında hissedilir. Bazen kürek kemiklerine kadar inebilir ancak genellikle kola vurmaz. Hareketle artan, dinlenmekle veya sıcak uygulamayla azalan, künt ve yorucu bir ağrıdır. Boynunuzu çevirirken bir kısıtlılık hissedebilirsiniz ama kolunuzda güç kaybı veya uyuşma yaşamazsınız. Bu tablo, kasların “çok yoruldum, dinlenmeye ihtiyacım var” deme şeklidir.
Boyun fıtığı ise çok daha spesifik ve nörolojik bir tablodur. Boyun omurları arasında yastık görevi gören disklerin dış kılıfının yırtılması ve içindeki jöle kıvamındaki sıvının dışarı taşarak omurilikten çıkan sinirlere baskı yapmasıdır. İşte ayrım noktası burasıdır: Sinir basısı.
Eğer boynunuzdaki ağrı sadece boynunuzda kalmıyor, bir elektrik akımı gibi omzunuzdan kolunuza, oradan ön kolunuza ve parmak uçlarınıza kadar iniyorsa, bu fıtığın en güçlü sinyalidir. Buna “Radikülopati” denir. Fıtık ağrısı genellikle keskin, yakıcı ve şiddetlidir.
Uyuşma ve Karıncalanma: Hangi sinirin sıkıştığına bağlı olarak elin belli parmaklarında his kaybı veya karıncalanma olur.
Güç Kaybı: Elinizdeki bardağı tutamama, kapı kolunu çevirememe veya kolunuzu kaldıramama gibi motor kayıplar.
Refleks Kaybı: Doktor muayenesinde kol reflekslerinin azalması.
Eğer kolunuzu başınızın üzerine koyduğunuzda ağrınız azalıyorsa (Bakody belirtisi), bu da boyun fıtığına işaret eden önemli bir ipucudur çünkü bu pozisyon sinir kökünü rahatlatır.
Çoğu hasta, boynu ağrıdığında hemen MR çektirir ve raporda “fıtık” kelimesini görünce paniğe kapılır. Ancak bilimsel çalışmalar, hiç boyun ağrısı olmayan insanların bile MR’larında %60 oranında fıtık veya disk dejenerasyonu görüldüğünü kanıtlamıştır. Yani MR’da fıtık görünmesi, ağrınızın sebebinin kesinlikle o fıtık olduğu anlamına gelmez. Ağrınız kas kaynaklı da olabilir.
Bu ayrımı yapacak olan, MR cihazı değil, hastayı eliyle ve klinik testlerle muayene eden, detaylı analiz yapan uzman bir fizyoterapisttir. İster mekanik ağrı olsun ister fıtık, çözüm büyük oranda ameliyatsız yöntemlerdedir.
Boyun bölgesi, içinden beyne giden damarların ve hayati sinirlerin geçtiği çok hassas bir kavşaktır. Bu bölgeye yapılacak müdahale, derin bir anatomi bilgisi ve yüksek el becerisi gerektirir. Yanlış bir “kütletme” hareketi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu alanda Türkiye’nin en yetkin ve donanımlı isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, boyun problemlerine yaklaşımıyla güven vermektedir.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümündeki parlak öğrencilik yıllarını (2000-2005) lisans eğitimi boyunca aldığı birçok akademik başarı ödülü ile taçlandıran Zafer Aksungur, mesleğe adım attığı 2006 yılından bu yana aktif olarak omurga sağlığı alanında çalışmaktadır. Ancak onu bu alanda otorite kılan asıl unsur, vizyonunu uluslararası boyuta taşımasıdır.
Zafer Aksungur, 2010-2016 yılları arasında ABD New York’ta bulunan ve manuel terapinin dünyadaki en saygın merkezlerinden biri olan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Sadece katılımcı olmakla kalmayıp, bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak, hem yurt içinde hem yurt dışında birçok meslektaşına hocalık yapmıştır. 2015 yılından beri uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun bilgisinin güncelliğini kanıtlar.
Zafer Aksungur, boyun fıtığı veya ağrısı ile gelen bir hastaya sadece “boyun hastası” olarak bakmaz. O, sorunun kökenine iner. Bazen boyun ağrısının sebebi, sırt omurlarındaki (Torakal bölge) bir kilitlenmedir. Sırtınız hareket etmiyorsa, boynunuz aşırı hareket etmek zorunda kalır ve fıtıklaşır.
2020 yılı içinde mentoru Ezdeşir Kemali ile beraber hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” adlı çalışma, bu bütüncül bakışın temelini oluşturur. Bu birikimin üzerine, 2021 yılında kendi geliştirdiği “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) yöntemini inşa etmiştir. Aksungur’un özellikle vurguladığı gibi; “Bu bir konsept kursu değil, bir yöntem kursudur.” Yedi modül ve on yedi günden oluşan bu kapsamlı sistem, omurganın ortopedik patolojilerine yönelik en etkili ve bilimsel teknikleri tek çatı altında toplar.
Zafer Aksungur’un kliniğinde tedavi süreci, kişiye özel planlanır:
Mekanik Ağrılarda: Spazma giren kaslar özel manuel tekniklerle gevşetilir. Kilitlenen faset eklemler açılır ve kan dolaşımı artırılır. Hasta genellikle ilk seansta büyük bir rahatlama hisseder.
Boyun Fıtığında: Amaç, disk üzerindeki baskıyı azaltmaktır. Özel traksiyon (çekme) ve mobilizasyon teknikleri ile omurlar arası mesafe milimetrik olarak açılır. Sinir kökü rahatlatılır ve fıtığın geri çekilmesi için uygun ortam sağlanır.
Sinir Mobilizasyonu: Kolda uyuşma varsa, sinirin doku içinde rahatça kaymasını sağlayan teknikler uygulanır.
Stabilizasyon: Ağrı geçtikten sonra, boynun tekrar zarar görmemesi için derin boyun kaslarını güçlendirecek özel egzersizler öğretilir.
Boynunuz ağrıdığında hemen en kötü senaryoyu düşünmeyin. Ancak “geçer” diyerek ihmal de etmeyin. Özellikle kola vuran ağrı, uyuşma ve güç kaybı varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurun.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve hastayı bir bütün olarak ele alan yaklaşımı, boynunuzdaki sorunu doğru teşhis etmek ve en uygun tedaviyi sunmak için size en güvenilir desteği sağlamaktadır. Boynunuzdaki yükü atın, bakış açınızı değiştirin ve uzman ellerde sağlığınıza kavuşun. Unutmayın, sağlıklı bir boyun, özgür bir yaşamın anahtarıdır.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.