Gecenin en sessiz anında, yatağınıza uzanıp uykuya dalmaya çalıştığınızda kulağınızın içinde hiç susmayan ince bir ıslık, bir uğultu ya da cırcır böceği sesine benzer bir gürültü duyuyor musunuz? Televizyonun sesini açarak, müzik dinleyerek ya da beyaz gürültü makineleriyle bastırmaya çalıştığınız bu ses, sizi huzurlu bir sessizlikten mahrum bırakıyor olabilir. Tıpta “Tinnitus” olarak adlandırılan kulak çınlaması, yaşayanlar için yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren, konsantrasyonu bozan ve psikolojik yorgunluğa sebep olan zorlu bir süreçtir. Bu şikayetle doktora başvuranların izlediği yol haritası genellikle aynıdır: Önce bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına gidilir. İşitme testleri yapılır, kulak zarına bakılır, MR çekilir. Ve çoğu zaman sonuç şaşırtıcıdır: “Kulaklarınız tertemiz, işitme kaybınız yok.”
Peki, kulaklarınız sağlamsa bu ses nereden geliyor? Sorunun kaynağı, belki de kulağınızın kendisinde değil, hemen onun “kapı komşusu” olan çene eklemindedir. Çoğu insan, çene eklemi (Temporomandibular Eklem – TME) ile kulak arasındaki o sıkı fıkı anatomik ilişkiyi bilmez. Oysa çene problemleri, açıklanamayan kulak çınlamalarının, kulak ağrılarının ve kulakta dolgunluk hissinin en güçlü gizli sebeplerinden biridir. Bu yazımızda, çenenizdeki bir sıkışmanın nasıl olup da kulağınızda gürültüye dönüştüğünü, bu bağlantının anatomik sırlarını ve ilaçlarla geçmeyen bu sesi manuel terapi ile nasıl susturabileceğinizi derinlemesine inceleyeceğiz.
Bu ilişkiyi anlamak için anatomi atlasına bakmak yeterlidir. Parmağınızı kulağınızın hemen önüne koyun ve ağzınızı açıp kapatın. Hareket eden o kemik, çene ekleminizin başıdır (Kondil). Çene eklemi ile dış kulak yolu arasında sadece milimetrik bir mesafe ve incecik bir kemik duvar vardır. Yani çeneniz her hareket ettiğinde, kulağınızın zeminini sarsar.
Ancak bağlantı sadece komşulukla sınırlı değildir. Embriyolojik gelişim sırasında, anne karnındayken çene kemikleri ve orta kulak kemikçikleri (çekiç, örs, üzengi) aynı dokudan köken alır. Bu “kardeşlik” yetişkinlikte de devam eder. Çene ekleminin içindeki diski, orta kulaktaki çekiç kemiğine (Malleus) bağlayan “Diskomalleolar Ligaman” (Pinto Ligamanı) adı verilen mikroskobik bir bağ vardır. Bu bağın varlığı şu anlama gelir: Çenenizi sıktığınızda, gıcırdattığınızda veya çene ekleminizdeki disk kaydığında, bu bağ gerilir ve orta kulaktaki kemikçikleri çeker. Bu mekanik çekilme, kulak zarının titreşimini bozar ve beyin bunu “ses” yani çınlama olarak algılar. İşte “somatik tinnitus” dediğimiz, çene kaynaklı çınlamanın mekanizması budur.
Eğer KBB doktorunuz kulaklarınızda bir sorun bulamadıysa, kendinizi şu sorularla test edin. Cevaplarınız “evet” ise, sorunun kaynağı büyük ihtimalle çene ekleminizdir:
Çınlamanızın şiddeti, çenenizi sıktığınızda, ağzınızı geniş açtığınızda veya boynunuzu çevirdiğinizde değişiyor mu (artıyor veya azalıyor mu)?
Sabahları uyandığınızda çenenizde yorgunluk, dişlerinizde hassasiyet veya şakaklarınızda ağrı hissediyor musunuz?
Yemek yerken veya esnerken çenenizden “klik”, “küt” gibi sesler geliyor mu?
Kulağınızda sık sık “dolgunluk”, “tıkanıklık” veya “basınç” hissi oluyor mu?
Boyun ve omuz ağrılarınız, çınlamanızla paralel olarak artış gösteriyor mu?
Özellikle bruksizm (diş sıkma) hastalarında, çiğneme kasları (Masseter ve Pterygoidler) aşırı gerginleşir. Bu kasların spazmı, kulak içindeki basıncı dengeleyen Östaki borusunun fonksiyonunu bozar. Sonuç; kulakta uğultu, tıkanıklık ve o bitmek bilmeyen çınlamadır.
Çınlama şikayetiyle gidilen doktorlar genellikle kan dolaşımını artıran ilaçlar (Betaserc vb.) veya vitamin takviyeleri reçete ederler. Eğer sorununuz iç kulaktaki kanlanma bozukluğuysa bu ilaçlar işe yarayabilir. Ancak sorununuz “mekanik” ise, yani çene ekleminiz kulağınızı fiziksel olarak sıkıştırıyor veya çekiyorsa, hiçbir kimyasal ilaç o bağı gevşetemez.
Mekanik bir sorunun çözümü, yine mekanik bir müdahalededir. Çene ekleminin yerine oturtulması, sıkışan kasların gevşetilmesi ve Pinto ligamanı üzerindeki gerginliğin alınması gerekir. İşte “Manuel Terapi” tam da bu noktada devreye girer.
Çene eklemi (TME) ve tinnitus tedavisi, fizyoterapinin en niş, en karmaşık ve uzmanlık gerektiren alanlarından biridir. Çene, boyun ve kulak arasındaki bu hassas üçgeni yönetmek, derin bir anatomi bilgisi ve yüksek el becerisi ister. Bu alanda Türkiye’nin en yetkin, donanımlı ve vizyoner isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, çene kaynaklı kulak çınlamalarına getirdiği bütüncül çözümlerle tanınmaktadır.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümündeki parlak öğrencilik yıllarını (2000-2005) lisans eğitimi boyunca aldığı birçok akademik başarı ödülü ile taçlandıran Zafer Aksungur, mesleğe çok sağlam bir temel ile başlamıştır. 2006 yılından bu yana aktif olarak manuel terapi alanında çalışmakta olup, binlerce TME ve tinnitus vakası üzerinde tecrübe kazanmıştır.
Ancak onu bu alanda bir otorite kılan asıl unsur, vizyonunu uluslararası boyuta taşımasıdır. Zafer Aksungur, 2010 – 2016 yılları arasında ABD New York’ta bulunan ve manuel terapinin dünyadaki en saygın merkezlerinden biri olan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Sadece bir kursiyer olmakla kalmayıp, bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak, hem yurt içinde hem yurt dışında birçok meslektaşına hocalık yapmıştır. 2015 yılından beri uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun bilgisinin güncelliğini kanıtlar.
Zafer Aksungur, kulak çınlaması şikayetiyle gelen bir hastaya sadece çene tedavisi uygulamaz. Çünkü çene eklemi, boyun omurları (özellikle C1-C2 Atlas ve Axis) ile doğrudan sinirsel bağlantıya sahiptir. Boyundaki bir kilitlenme çeneyi, çenedeki bir gerginlik kulağı bozar.
2020 yılı içinde mentoru Ezdeşir Kemali ile beraber hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” adlı çalışma ve 2021 yılında kendi geliştirdiği “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) yöntemi, bu tedavinin omurgasını oluşturur. Zafer Aksungur’un özellikle vurguladığı gibi; “Bu bir konsept kursu değil, bir yöntem kursudur.”
Zafer Aksungur’un kliniğinde tinnitus tedavisi şu aşamaları içerir:
İntra-Oral (Ağız İçi) Manuel Terapi: En kritik aşama budur. Eldiven kullanılarak ağız içinden yapılan özel tekniklerle, kulağa en yakın olan ve dışarıdan ulaşılamayan “Lateral Pterygoid” kası gevşetilir. Bu kasın gevşemesi, kulak üzerindeki mekanik baskıyı anında azaltır.
Servikal (Boyun) Mobilizasyonu: Kulağı ve çeneyi besleyen sinirlerin çıktığı üst boyun omurları, nazik manevralarla rahatlatılır.
Eklem Dekompresyonu: Çene eklemi aşağı doğru çekilerek (traksiyon), eklem aralığı açılır ve diskin sinirler üzerindeki baskısı kaldırılır.
Kuru İğneleme: Çiğneme kaslarındaki inatçı spazmlar (tetik noktalar) için gerekirse kuru iğneleme uygulanır.
Yıllardır “bununla yaşamaya alışmalısın” denilen kulak çınlamanızın sebebi, belki de dişlerinizi sıkmanız veya boynunuzdaki duruş bozukluğudur. Çınlama bir kader değil, bir semptomdur. Eğer altta yatan sebep çene eklemi kaynaklıysa, doğru tedavi ile o sesi kısmak veya tamamen susturmak mümkündür.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve hastayı bir bütün olarak ele alan yaklaşımı, kaybettiğiniz sessizliği geri kazanmanız için size en güvenilir desteği sunmaktadır. Gürültüye teslim olmayın, sorunun kaynağına inen uzman ellerde şifayı arayın. Unutmayın, huzurlu bir zihin için sessizlik en büyük lükstür.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.