Omuz ağrısı çekenlerin, özellikle de kolunu belirli bir açının üzerine kaldıramayanların en çok duyduğu teşhislerden biri “Donuk Omuz” (Adheziv Kapsülit) tablosudur. Bu süreç başladığında hayat kalitesi bir anda altüst olur. Gece ağrıdan uyuyamamak, saçını tarayamamak, araba kullanırken arkaya uzanamamak gibi kısıtlılıklar insanı bir çözüm arayışına iter. Doktora gidildiğinde ise masadaki seçeneklerden biri genellikle kortizon iğnesidir. Peki, donuk omuzda kortizon iğnesi gerçekten gerekli mi? Bu iğne mucizevi bir kurtarıcı mı, yoksa asıl sorunun üzerini örten geçici bir çözüm mü? Bir blog yazarı olarak, bu karmaşık süreci biyomekanik gerçekler ve uzman görüşleri ışığında, en yalın haliyle ele almak istiyorum.
Donuk omuz, aslında omuz eklemini saran kapsülün enflamasyon (iltihap) nedeniyle kalınlaşması, büzüşmesi ve eklem içine yapışması durumudur. Bu süreçte yaşanan ağrı o kadar şiddetlidir ki, hasta bir an önce bu acıdan kurtulmak için her türlü müdahaleye razı olur. Kortizon, çok güçlü bir anti-enflamatuar (iltihap giderici) olduğu için yapıldığında ağrıyı hızla kesebilir. Ancak ağrının kesilmesi, omuz ekleminin mekanik olarak açıldığı anlamına gelmez.
Kortizon iğnesini bir itfaiyeciye benzetebiliriz. Omuz ekleminin içinde büyük bir yangın (enflamasyon) varken kortizon bu yangını hızla söndürür. Yangın söndüğünde ağrı azalır, hasta rahatlar. Ancak donuk omuzda sorun sadece yangın değildir; asıl sorun yanan binanın kapılarının (eklem kapsülünün) birbirine kaynamış olmasıdır. Yangın sönse bile o kapı hala kilitlidir.
Pek çok hasta, kortizon iğnesi sonrası ağrısı geçtiği için iyileştiğini zanneder ve omuzu zorlamaya başlar. Oysa mekanik kısıtlılık devam etmektedir. Üstelik kortizonun tendon dokusunu zayıflatma ve tekrarlayan dozlarda kıkırdak yapısına zarar verme gibi yan etkileri de tıp literatüründe bilinmektedir. Dolayısıyla kortizon, sadece çok şiddetli ağrı nedeniyle fizik tedaviye veya manuel terapiye uyum sağlayamayan hastalarda, süreci kolaylaştırmak için bir “basamak” olarak kullanılabilir. Ancak tek başına bir “tedavi” yöntemi değildir.
Donuk omuz kendi içinde üç evreden geçer ve her evrede yaklaşım farklı olmalıdır:
Eğer sorun mekanik bir yapışıklıksa, çözüm de mekanik olmalıdır. Yapışmış bir dokuyu ilaçla açamazsınız; onu nazikçe, dokunun anatomisine uygun manevralarla esnetmeniz ve serbest bırakmanız gerekir.
Donuk omuz tedavisinde kortizona alternatif veya kortizondan sonraki en güçlü adım manuel terapidir. Manuel terapi, herhangi bir cihaz kullanmadan, tamamen uzman fizyoterapistin elleriyle eklem içindeki kayma ve dönme hareketlerini (artrokinematik) yeniden kazandırma işlemidir.
Kilitlenmiş olan omuz kapsülü, manuel terapi teknikleriyle mikroskobik düzeyde esnetilir. Bu işlem, hastanın kolunu zorla yukarı kaldırmak değildir. Aksine, eklem içindeki o kısıtlı alanı milimetrik manevralarla genişletmektir. Doku esnedikçe kan dolaşımı artar, kan dolaşımı arttıkça bölgeye onarıcı hücreler gelir ve donuk omuzun o yıllar süren iyileşme süreci aylar içine çekilebilir.
Donuk omuz gibi hassas, ağrılı ve hata kabul etmeyen bir tabloda, uygulayıcının tecrübesi tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktördür. Yanlış ve sert bir zorlama, omuz kapsülünde yırtıklara veya sinir hasarlarına yol açabilir. Bu alanda Türkiye’nin en yetkin, donanımlı ve vizyoner isimlerinden biri olan Uzm. Fzt. Zafer Aksungur, donuk omuz rehabilitasyonundaki “mekanik onarım” odaklı yaklaşımıyla tanınmaktadır.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden akademik başarılarla mezun olan Zafer Aksungur, 2006 yılından bu yana klinik tecrübesini binlerce vaka ile harmanlamıştır. Onu bu alanda bir otorite kılan asıl fark, vizyonunu uluslararası standartlara taşımış olmasıdır. 2010 ve 2016 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri New York’ta, manuel terapinin dünyadaki kalbi sayılan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey uzmanlık eğitimlerini tamamlamıştır.
Zafer Aksungur, bu prestijli kurumda sadece bir öğrenci olarak kalmamış, eğitmenlik yaparak hem yurt içinde hem yurt dışında birçok meslektaşına hocalık yapmıştır. 2015 yılından bu yana uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun dokuların anatomisine ve hareket mekanizmasına ne kadar hakim olduğunun en büyük kanıtıdır.
Zafer Aksungur, donuk omuz şikayetiyle gelen bir hastaya yaklaşırken “Spine Approach” (Omurga Yaklaşımı) adını verdiği ve 2021 yılında tescillediği kendi özgün yöntemini uygular. 2020 yılında mentoru Ezdeşir Kemali ile hazırladığı “Omurga’da Instabilite Değerlendirme ve Tedavi Yöntemleri” adlı çalışma, bu yöntemin bilimsel temelini oluşturur.
Spine Approach yöntemine göre donuk omuz sadece bir omuz eklemi sorunu değildir. Omuz kuşağı, kürek kemiği (skapula), boyun omurları ve sırt omurları ile bir bütündür. Zafer Aksungur bu sistemle şu adımları izler:
Bütüncül Analiz: Omuz neden dondu? Boyundaki bir fıtık mı omuzu korumaya aldı yoksa sırt omurlarındaki bir kamburluk mu omuzun hareket açısını daralttı? Tüm zincir analiz edilir.
Mekanik Serbestleştirme: Kortizonun yapamadığı o derin mekanik açma, Zafer Aksungur’un uzman ellerinde uygulanan manuel tekniklerle gerçekleştirilir. Kapsül üzerindeki gerilim kademeli olarak azaltılır.
Nörolojik Sakinleştirme: Vagus siniri ve kafa tabanı üzerine yapılan çalışmalarla, hastanın ağrı nedeniyle aşırı hassaslaşmış sinir sistemi sakinleştirilir.
Stabilizasyon: Açılan hareket açıklığını korumak için, “Spine Approach” prensiplerine uygun kişiye özel egzersizlerle omuz kuşağı yeniden eğitilir.
Donuk omuzda kortizon iğnesi, bir “iyileşme yöntemi” değil, bir “ağrı kontrol yöntemidir”. Eğer ağrınız çok şiddetliyse ve günlük hayatınızı sürdüremiyorsanız, doktorunuzun kontrolünde bir kez yapılabilir. Ancak asıl iyileşme, o kilitli eklemin mekanik olarak açılmasıyla başlar.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası klinik tecrübesi, bilimsel temellere dayanan Spine Approach yöntemi ve hastayı parçalara ayırmadan bir bütün olarak iyileştirmeyi hedefleyen yaklaşımı, donuk omuzun o yorucu sürecinden en hızlı ve kalıcı şekilde kurtulmanız için en güvenilir rehberliği sunar. Kolunuzu hayata yeniden ağrısız ve özgürce kaldırmak için, kilitlerinizi uzman desteğiyle açın. Unutmayın, gerçek şifa dışarıdan enjekte edilen bir ilaçta değil, bedeninizin doğru ellerde kazandığı hareket kabiliyetinde gizlidir.
Omuz ağrılarınızın hangi evrede olduğunu anlamak ve size özel bir iyileşme yol haritası oluşturulması için profesyonel bir değerlendirme almak isterseniz, bu konuda size daha fazla yardımcı olmamı ister misiniz?
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.