Sabah alarmı çaldığında, gece boyunca deliksiz uyumuş olmanıza rağmen üzerinizden bir tır geçmiş gibi yorgun uyanmak… Gün içinde bir anda bastıran o açıklanamaz enerji düşüşü, “beyin sisi” dediğimiz odaklanma zorluğu ve vücudunuzun farklı yerlerinde sanki birisi iğne batırıyormuş gibi gezen o inatçı ağrılar. Eğer bu satırları okurken “işte beni anlatıyor” diyorsanız, modern çağın en karmaşık sağlık bulmacalarından biri olan Fibromiyalji ile mücadele ediyor olabilirsiniz. Çoğu hasta için fibromiyalji, sadece fiziksel bir acı değil, aynı zamanda anlaşılmama yüküyle gelen psikolojik bir savaştır. Tahlilleriniz temiz çıkar, MR’larınızda bir şey görünmez ve çevrenizdekiler size “aslında bir şeyin yok, hepsi psikolojik” gözüyle bakar. Oysa ağrılarınız gerçektir ve yaşam kalitenizi sessizce kemirmektedir.
Çözüm üretmek için önce sorunu doğru tanımlamak gerekir. Fibromiyalji, kaslarınızda bir hasar veya iltihap olduğu anlamına gelmez. Sorun, kaslardan gelen sinyalleri işleyen beyin ve sinir sistemindedir. Tıbbi olarak “Merkezi Duyarlılaşma” dediğimiz bu durumda, vücudunuzun alarm sisteminin ayarları bozulmuştur. Normalde ağrı yaratmayacak hafif bir dokunuş, rüzgar veya stres, beyniniz tarafından “şiddetli tehdit” olarak algılanır ve ağrı sinyali üretilir.
Bu nedenle, fibromiyalji ile başa çıkmak sadece ağrıyan yeri ovmakla olmaz; o alarm sistemini (sinir sistemini) sakinleştirecek bütüncül bir yaklaşım gerektirir.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, bağırsak florasının beyin fonksiyonları ve ağrı algısı üzerinde doğrudan etkisi olduğunu kanıtlamıştır. Fibromiyalji hastalarının çoğunda “İrritabl Bağırsak Sendromu” (Huzursuz Bağırsak) görülmesi tesadüf değildir.
Yaşam kalitenizi artırmak için ilk adım mutfağınızdan başlar. Vücutta inflamasyonu (yangıyı) artıran şekerli gıdalar, işlenmiş ürünler ve glüten içeren hamur işlerini azaltmak, ağrı eşiğinizi yükseltebilir. Bunun yerine sebze ağırlıklı, Omega-3 zengini ve fermente gıdalarla (turşu, kefir gibi) beslenmek, bağırsak-beyin aksını düzenleyerek “mutluluk hormonu” serotoninin üretimini artırır. Unutmayın, serotonin sadece ruh halinizi düzeltmez, aynı zamanda vücudun doğal ağrı kesicisidir.
Fibromiyalji hastaları için uyku, en büyük sorundur ama aynı zamanda en güçlü ilaçtır. Çünkü büyüme hormonu ve vücudu tamir eden enzimler, sadece derin uyku evresinde salgılanır. Eğer derin uykuya geçemezseniz, kaslarınızdaki mikro hasarlar onarılmaz ve ertesi güne ağrılı başlarsınız.
Yaşam kalitenizi artırmak için katı bir uyku rutini oluşturmalısınız. Yatak odanız zifiri karanlık olmalı (melatonin salgısı için), yatmadan en az 2 saat önce mavi ışık (telefon, tablet) kesilmeli ve her gün aynı saatte yatılmalıdır. Gerekirse magnezyum gibi kas gevşetici doğal desteklerden faydalanmak, uykuya geçişi kolaylaştırabilir.
Stres, fibromiyaljinin benzinidir. Ne kadar stresliyseniz, ağrılarınız o kadar şiddetlenir. Çünkü stres anında vücut “savaş ya da kaç” moduna girer ve kasları gerer. Fibromiyalji hastalarında bu mod ne yazık ki takılı kalmıştır.
Bu döngüyü kırmak için nefes egzersizleri, meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapmak lüks değil, bir ihtiyaçtır. Ancak bazen kişinin kendi çabası, bu kilitlenmiş sinir sistemini açmaya yetmez. İşte bu noktada profesyonel bir dokunuş, yani “Manuel Terapi” devreye girmelidir.
Zafer Aksungur, 2010-2016 yılları arasında ABD New York’ta bulunan ve manuel terapinin dünyadaki en saygın merkezlerinden biri olan “Hands on Seminars” bünyesinde ileri düzey eğitimlerini tamamlamıştır. Sadece katılımcı olmakla kalmayıp, bu prestijli kurumda eğitmenlik yaparak, bilgisini ve tecrübesini dünyaya kanıtlamıştır. 2015 yılından beri uluslararası geçerli manuel terapi kurslarında hoca olarak görev yapması, onun konusuna ne kadar hakim olduğunun göstergesidir.
Fibromiyalji hastalarının yaptığı en büyük hata, “hareket edersem ağrım artar” korkusuyla hareketsiz kalmaktır (Kinezyofobi). Oysa hareketsizlik, kasları zayıflatarak ağrıyı daha da artırır. Zafer Aksungur ve ekibi, manuel terapi ile vücudu rahatlattıktan sonra, kişiye özel “Klinik Egzersiz” programı uygular. Bu, spor salonunda yapılan ağır sporlar gibi değildir; hastanın kapasitesine göre milim milim artırılan, bilimsel bir hareket reçetesidir. Egzersiz, vücudun kendi ağrı kesicisi olan endorfini salgılatmanın en doğal yoludur.
Fibromiyalji zorlu bir yol arkadaşıdır, ancak direksiyonu ona bırakmak zorunda değilsiniz. Beslenmenize dikkat ederek, uykunuzu düzenleyerek ve en önemlisi doğru uzman desteğiyle bu süreci yönetebilirsiniz.
Uzm. Fzt. Zafer Aksungur’un uluslararası tecrübesi, bilimsel temelli “Spine Approach” yöntemi ve insanı merkeze alan bütüncül yaklaşımı, yaşam kalitenizi artırmak ve ağrı zincirini kırmak için size en güvenilir desteği sunmaktadır. Yorgunluğa ve ağrıya teslim olmayın; bedeninizin iyileşme gücüne inanın ve uzman ellerde şifayı arayın. Unutmayın, kaliteli bir yaşam, doğru adımlarla başlar.
Zafer Aksungur’a ulaşmak, randeu almak, eğitimlerle ilgili bilgi sahibi olmak için bizi arayın.